Uzm. Dr. Yaprak Arslan Psikiyatrist & Psikoterapist

İzmir Psikiyatrist

İzmir Psikoterapist

izmir Psikolog

Psikiyatrist

Psikoterapist

Psikolog

Major Depresyon

Yaygın Anksiyete Bozukluğu

Sosyal Fobi

Panik Atak

Obsesif Kompulsif Bozukluk OKB

(DEHB) Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

Bipolar Bozukluk

Depresyon Tedavisi

Destekleyici Psikoterapi

EMDR

Cinsel Terapi

Şizofreni ve Diğer Psikotik Bozukluklar

Neden Sürekli Son Dakikayı Bekliyorum? DEHB’de Erteleme Döngüsünü Anlamak

Uzm. Dr. Yaprak Arslan Psikiyatrist & Psikoterapist

Yapmanız gereken işi günler öncesinden biliyorsunuz.

Her sabah “Bugün başlayacağım.” diye düşünüyorsunuz.

Ancak gün bitiyor ve hâlâ başlayamamış oluyorsunuz.

Eğer bu durum size tanıdık geliyorsa, bunun nedeni her zaman isteksizlik ya da tembellik olmayabilir.

Bazı erişkinlerde bu durum, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun (DEHB) yürütücü işlevler üzerindeki etkisiyle ilişkili olabilir.

Ertelemek İstememek Anlamına Gelmez

Toplumda erteleme davranışı çoğu zaman yanlış yorumlanır.

“Biraz daha disiplinli ol.”

“İstesen yaparsın.”

“Üşeniyorsun.”

Bu cümleleri birçok kişi hayatının farklı dönemlerinde duymuştur.

Özellikle DEHB’de ertelemenin nedeni, çoğu zaman çalışmak istememek değildir.

Kişi yapılacak işin önemini bilir.

Hatta başlamadığı için kendini suçlayabilir.

Ancak harekete geçmek, dışarıdan göründüğünden çok daha fazla zihinsel çaba gerektirebilir.

Asıl Güçlük Başlamak Olabilir

DEHB’de sık zorlanılan alanlardan biri, görevi başlatmaktır.

Yapılacak iş bellidir.

Ne yapılacağı da çoğu zaman bilinmektedir.

Ancak ilk adımı atmak beklenenden daha zor olabilir.

Bu durum irade eksikliğinden değil; beynin planlama, organize olma ve görevi başlatma gibi yürütücü işlevlerindeki farklılıklardan kaynaklanabilir.

Birçok erişkin, saatlerce hiçbir şey yapmıyormuş gibi görünse de aslında zihninde sürekli başlamaya hazırlanıyor olabilir.

Erteleme Döngüsü Nasıl Oluşur?

Erteleme çoğu zaman tek bir davranış değildir; birbirini besleyen bir döngüdür.

Önce yapılacak iş akla gelir.

Görev gözde büyümeye başlar.

“Birazdan başlarım.”

“Önce şu küçük işi bitireyim.”

“Şimdi yeterince odaklanamıyorum.”

derken saatler geçebilir.

İş yapılmadıkça suçluluk hissi artar.

Suçluluk arttıkça görev daha zor görünmeye başlar.

Görev zorlaştıkça başlamak daha da güçleşir.

Böylece kişi, istemese de aynı döngüyü tekrar yaşayabilir.

Neden Son Dakikada Çalışabiliyorum?

Birçok erişkin bunu şaşkınlıkla anlatır:

“Baskı olmadan çalışamıyorum.”

Bu durum, kişinin baskıyı sevdiği anlamına gelmez.

Yaklaşan teslim tarihi görevi daha acil hâle getirir ve bazı DEHB’li bireylerde bu aciliyet hissi dikkatin toplanmasını kolaylaştırabilir.

Kişi, günlerce başlayamadığı işi son saatlerde tamamlayabilir.

Ancak bu çalışma biçimi çoğu zaman yoğun stres, uykusuzluk ve tükenmişlik hissiyle birlikte gelir.

Erteleme Günlük Yaşamın Her Alanını Etkileyebilir

Erteleme yalnızca iş ya da okul yaşamında görülmez.

Günlük sorumluluklarda da kendini gösterebilir.

Örneğin;

  • Telefon görüşmesini günlerce ertelemek
  • Fatura ödemelerini son güne bırakmak
  • E-postaları cevaplamamak
  • Ev işlerine başlayamamak
  • Sağlık kontrollerini sürekli ertelemek
  • Küçük işleri haftalarca geciktirmek

Bu durum tekrar ettikçe günlük yaşamı planlamak zorlaşabilir ve zamanla stres artabilir.

Sürekli Ertelemek Özgüveni de Etkileyebilir

Erteleme yalnızca işleri geciktirmez.

Kişinin kendisiyle ilgili düşüncelerini de etkileyebilir.

“Ben düzensizim.”

“Yeterince iradeli değilim.”

“Neden herkes yapabiliyor da ben yapamıyorum?”

Bu düşünceler zamanla içselleşebilir.

Yaşanan güçlük çoğu zaman karakterden değil; beynin dikkat, planlama ve yürütücü işlevlerindeki farklılıklardan kaynaklanır.

Bir davranışın nedenini anlamak, onu haklı çıkarmak anlamına gelmez. Ancak doğru yaklaşımı belirleyebilmek için önemli bir başlangıçtır.

Her Erteleme DEHB Anlamına Gelmez

Erteleme davranışı yalnızca DEHB’de görülmez.

Kaygı bozuklukları, depresyon, tükenmişlik sendromu, mükemmeliyetçilik ve yoğun stres de kişinin işe başlamasını zorlaştırabilir.

Örneğin mükemmeliyetçi bir kişi hata yapmaktan korktuğu için başlayamayabilir.

Kaygı bozukluğu olan biri ise olası olumsuz sonuçları düşündüğü için işi erteleyebilir.

Bu nedenle ertelemenin altında yatan nedenin doğru değerlendirilmesi önemlidir.

Erteleme Döngüsü Yönetilebilir mi?

Erteleme, değiştirilemez bir kişilik özelliği değildir.

Altta yatan neden doğru anlaşıldığında; zaman yönetimi becerileri geliştirmek, görevleri küçük adımlara bölmek, dikkat dağıtıcı uyaranları azaltmak ve günlük yaşamı yapılandırmak fayda sağlayabilir.

DEHB tanısı olan kişilerde uygun durumlarda ilaç tedavisi ve psikoterapi desteği de bu sürece katkı sağlayabilir.

Sürekli ertelemek, karakteriniz hakkında değil; yaşadığınız güçlük hakkında ipucu veriyor olabilir.

Kendinizi yıllardır “tembel”, “düzensiz” ya da “iradesiz” olarak tanımlıyor olabilirsiniz.

Değişmesi gereken kişi değil, kişinin yaşadığı güçlüğü anlama biçimi olabilir.

Sürekli erteleme, işe başlamada zorlanma, zaman yönetiminde güçlük ve dikkat sorunları günlük yaşamınızı belirgin şekilde etkiliyorsa, bunun nedenini anlamaya çalışmak önemlidir.

Altta yatan neden doğru değerlendirildiğinde, bu döngüyü yönetmek ve günlük yaşamı daha işlevsel hâle getirmek mümkündür.

Uzm. Dr. Yaprak Arslan
Psikiyatrist & Psikoterapist